Menu

Nervoza Nedir, Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Nervoza Nedir, Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Nevroza hastalığı genel olarak ergenlik döneminde ki gençlerde görülen bir yeme bozukluğu türüdür. Özellikle 21. yüzyılın başından itibaren bir çok genç bu hastalık evresinin başına gelmektedir veya bu hastalığı geçirmektedir. Nevroza genel olarak beden algısında bozukluk yaşan kişilerin yakalandığı bir hastalık türüdür, görünüşü ön plana çıkarmak için kişilerin yemek yeme, içme ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını ötelemesini sağlamaktadır. Nevroza genel olarak gençlik dönemindeki kızlarda görülmektedir. Ergenlik döneminde geçirilen nevroza hastalığına anoreksiya nevroza denmektedir. Anoreksiya nevroza hastalığı erkek bireylerde nadir olsa da görülmektedir. Günümüzde ortalama her bin genç kızdan birinde bu rahatsızlık bulunmaktadır. Hastalık ilk önce kilo alma kaygısından dolayı yemek yemeyi kişide durdurmaktadır, kişiler aç kalarak daha zayıf olacaklarına inanmaktadır. Bu hastalığa yakalanan bireyler ciddi sağlık problemleri yaşamakla beraber, ölüm riski de taşıyabilmektedir.

Anoreksiya Hastalığı Nedir?

Anoreksiya nervoza anormal bir şekilde gelişen bir yeme bozukluğu hastalığıdır. Bu hastalık kişilerin hayatlarını riske sokan bir tür psikolojik rahatsızlık türüdür. Özellikle zayıf kalma konusunda aşırı takıntı sahibi olan kişilerde bu rahatsızlık görünmektedir. Kişiler genel olarak normal kilolarının çok altındadır. Hastalığın bireyde görülme yaş aralığı ise 15 ile 20 arasındadır. Anoreksiya hastaları çok az uyumakla beraber sürekli olarak yemek yemeyi de ret ederler. Az yemek yemeleri ve az uyumaları rağmen hastalık aşamasında bireyler oldukça aktiftir. Hastalığın en belirgin belirtisi ise kişinin olduğundan kendini şişman görmesi ve zayıfladığına bir türlü inanmamasıdır. Hastalığın ilk evresinde kişiler ufak diyetler yaparak iştahını kontrol altında tutmaya çalışmaktadır, hastalığın ileri ki evrelerinde ise kişilerin iştahları tamamen kaybolmaktadır. Bu süre içerisinde vücut ciddi bir oranda zayıflama göstermektedir ve kişinin bağışıklık sistemi çökmektedir.

Anoreksiya Nevroza Belirtileri Nelerdir?

Anoreksiya nevroza hastalığı kilo kaybetmek için kendilerine özel yemek yeme biçimleri geliştirmektedir. Kişiler normal bir insanın iki katı daha az beslenerek, kendilerini aç bırakmaktadır. Hastalığın tespit edilmesi ise kişilerin fiziksel değişiklikleri ile yapılmaktadır. Kişiler kilo almaktan son derece korktukları bir psikolojiye sahip olurlar. Hastalık evresinde olan bireyler zayıf olmalarına rağmen sürekli bir diyet ve kilo verme çabası içerisinde bulunmaktadır. Anoreksiya nevroza belirtileri ise şu şekildedir;

Hastalığı yaşayan kişiler özellikle karbonhidratlı besinleri hayatından çıkarmaktadır.

Kişiler özellikle besin almamak için belirli bahaneler ve kalıplar geliştirmektedir, yemeğin ortasında yemekten kalkma, sürekli yiyecekleri düşünme, yemek tarifler izleme ve toplama gibi alışkanlıklar edinmektedir.

Kişi tavır olarak herhangi bir belirti göstermemesine rağmen ciddi bir oranda kütle kaybı yaşamaktadır.

Hastalık evresini geçiren kişiler sürekli olarak tartılma ve zayıflığını saklama ihtiyacı hissetmektedirler.

Hastalığın en belirgin belirtisi ise yemekten sonra kendini kusturma, diyet hapları kullanımı veya müshil ilacı ile hızlı sindirim sağlamaya çalışmaktadır.

Anoreksiya olan kişiler özellikle kendilerini belirli egzersizler ve spor türleri üzerinden cezalandırmaktadır veya fazla gıda tüketimi yaptıklarını düşündüklerinde tuvalette uzun zaman geçirmeye çalışmaktadırlar.

Anoreksiya Nevroza Neden Olmaktadır?

Anoreksiye nevroza hastalığı belirli bir sebep yüzünden kişide oluşmamaktadır. Kişilerin ergenlik dönemine girmesi ile birlikte, anoreksiya başlangıcı yaşanabilmektedir. Özellikle günlük yaşama ve sosyal çevreye uyum sağlayamayan kişilerde nevroza sık olarak görülmektedir. Toplumsal, psikolojik ve genetik faktörlerin bir araya toplanması sonucunda hastalık meydana gelebilmektedir. Anoreksiya nevroza ise şu şekilde oluşmaktadır;

Anoreksiya nevroza biyolojik olarak genelde duyarlı, hassas, hırslı ve mükemmeliyetçi yapıya sahip olan insanlarda sık olarak görünmektedir, kişiler ailelerinden genetik olarak bu rahatsızlığı taşıyabilmektedir, aile hikayesinde anoreksiya bulunan kişilerde bu hastalığın görünmesi sık yaşanan bir durumdur.

Anoreksiya nevroza hastalığını tetikleyen diğer bir etken ise psikolojik nedenlerdir özellikle bebeklik ve gençlik döneminde yanlış beslenen kişilerin, ilerleyen dönemlerde bu hastalığa yakalanması olası bir durumdur.

Anoreksiya nevroza genelde utangaç, depresyona yatkın, kendini ifade etmekten çekinen ve obsesif kompülsif kişilik bozukluğuna sahip olan gençlerde sık olarak görülebilmektedir, kişilerin gençlik dönemlerinde ve geçmişlerinde ailelerinden ilgi görmemesi ya da cinsel olarak istismara uğramış olması da bu hastalığı tetikleyen etken nedenler arasında girmektedir.

Kişilerin ergenlik dönemine girmesi ile birlikte çevresinde gördüğü popüler ve zayıf vücutları örnek alması da bu hastalığı tetikleyen ana unsurlar arasına girmektedir, bireyler zayıf bir bedene kavuşmak amacı ile diyet yaparak bu hastalığı tetiklemektedir.

Nevroza hastalığı özellikle kilo konusunda takıntılı ve asla kilo vermeyeceğine inanan kişilerde de sık olarak görülmektedir.

Nevroza genel olarak oyuncularda, şarkıcılarda, mankenlerde veya dansçılarda sık olarak görülmektedir.

Nevroza Tanısı Nasıl Konulmaktadır?

Kişilerin ciddi oranda vücut ağırlığını kaybetmesi sonucunda yaşadıkları fiziksel ve biyolojik rahatsızlıklar ile birlikte nevroza tanısı konulabilmektedir. Kişilerde kilo kaybına ek olarak miza değişimleri, cinsel isteksizlik, öz güven eksikliği, içe kapanıklık, sosyal fobiler veya depresyon belirtileri bulunmaktadır. Nevroza hastalığına sahip olan kişiler soğuğa karşı aşırı bir hassasiyet duymaktadırlar. Kişilerde belirgin olarak tansiyon düşüklüğü, kabızlık veya aşırı ishal durumu gözlemlenmektedir. Hastalığa sahip olan kişiler zaman içerisinde mide boşalmasında ağırlık yaşamaya başlamaktadır, hastalığa tanı konulurken en çok dikkat edilen unsur ise nabız düşüklüğüdür. Birey hastalık yüzünden sürekli kusma sendromu veya ilaçlara bağlı olarak idrar söktürücü aldıklarından vücutlarında aşırı bir potasyum eksikliği oluşmaktadır, potasyum eksikliği ise kalp ritim bozukluğuna sebep olmaktadır. Hastalığa sahip olan kadın bireylerde ise adet düzeninde bozukluk veya adetten kesilme görülmektedir. Bulgular arasında ki en önemli nokta ise kemik yoğunluğunun azalması ve östrojen hormonun düşmesidir. Hastalık sırasında bireylerin sürekli kendilerini kusturma eyleminde bulunmasından dolayı kişilerin midelerinde genişleme veya mide yırtılması yaşanabilmektedir. Tanı sırasında hastanın fiziksel, biyolojik ve psikolojik durumu ele alınarak teşhis konulmaktadır.

Anoreksiya Nevroza Nasıl Tedavi Edilmektedir?

Nevroza hastalığı özellikle bir psikiyatrist uzmanı ve diyetisyen tarafından takip edilmelidir. Ek olarak psikolog, ortopedi, endokrinoloji ve fizyoterapist gibi dallarında ortak olarak kişiyi takip etmesi gerekmektedir. Hastalığın özellikle tedavi aşamasında, hastanın ailesinin bireye destek olması ve yardımcı olması gerekmektedir. Hastanın tedavi sırasında psikolojik durumu sürekli takip edilmeli ve dönem içerisinde ki stresi azaltılmalıdır. Kişi ideal kilosuna geri dönene kadar ruhen yaşadığı durumları açıkça ifade edebilecek bir rahatlığa sahip olmalıdır. Tedavi sırasında ki en önemli nokta ise hastanın kabul etme aşamasıdır, kişinin ve çevresinin durumu kabul etmesi gerekmektedir. Hasta uzman doktorlar tarafından ikna edilmeli ve hastalığın tehlike durumu kişiye iyice anlatılmalıdır. Hastanın normal vücut kitlesinin yüzde otuzunu kaybetmesi durumunda genellikle tedavinin ilk dönemi için hastanede yatması gerekmektedir. Kişinin hastane süresi boyunca psikolojisini korumak adına düzenli psikolog ile görüşmesi sağlanmalıdır. Hasta alması gereken kiloya geri kavuştuğu zaman hastaneden taburcu edilebilmektedir. Hastaneden ayrılan hastaların düzenli olarak kontrol altında tutulması ve hastalığın yenilememesi için takip edilmesi gerekmektedir. Tedaviye başlamadan önce kişiler genellikle bir süre boyunca ret etme süreci yaşarlar, ret etme süresi zarfında kişinin ailesi ve yakın arkadaşları durumu sakince kişiye adapte etmesi gerekmektedir. Kişi hastalığını kabullenmediği sürece tedavi görememektedir. Hastaneden çıkan kişilerin ise çevresinin durumun devam edebileceği bilincinde olarak kişiye destek çıkması gerekmektedir. Kişi hastaneden ayrıldıktan sonra eski düzenine dönmemesi ve düzenli olarak kontrol altında olması gerekmektedir.

Bir önceki yazımız olan ŞİFA ORUCU NEDİR? NASIL YAPILMASI GEREKİR başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Beğen  
Yazar

Büyüdükçe vücudumun kalbe ağır geldiği ve kalbimin bana yetmediği için ciddi sağlık sorunları yaşadım. Kalp yetmezliği tanısı konuldu, uzun zamanlar bekledim aranan kalp bulunamadı ve bende eskisi kadar sağlıklı değildim. Gazi hastanesinde Yapay kalp destek cihazı ameliyatı (heartware) oldum, hayatımı uzun bir süre kurtaran bir cihazdı ve beni tekrar yaşama bağlamıştı, günler ayları ve yılları geçmeye başlayınca cihaz yeterli gelmedi. Taki 2 mayıs 2014 tarihine kadar, Sonunda uygun donör bulunmuştu ve o gün bugundur hayatın tadını çıkarıyorum. Hayatım bundan ibaret :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir